00:49 - Savaş bataklığındaki ülkelere Erdoğan’dan “akıllı olun” mesajı
14:16 - Evine giren hırsızın aklını aldı! O anlar saniye saniye kamerada
00:31 - Bahçeli’den “Jeopolitik Kırılma” Uyarısı: “Beyrut Düşerse Bölge Sarsılır”
16:37 - Tanju Özcan dosyasında yasak aşk iddiası! Mesajlar ifşa oldu: Hepinize yeterim
23:51 - İlber Ortaylı’nın vefatının ardından cenaze törenine ilişkin detaylar netleşti
Tam 11 gün oldu!
Duman kaplı karanlık odalarda 78 insan çığlık çığlığa hayatını kaybetti.
…
Alnına veda busesi bile konduramadan oğullarını, kızlarını, eşlerini, ana babalarını kaybetti insanlar.
Bir insan ömrünü neye vermeli?
Kim kime ömrünü verebilir?
On bir gündür “Ömrüm ömrüm” diye diye bağrı ezilen bu insanlar üzüntülerini, sevdiklerinin öykülerini paylaşmak, hukuk mücadelesi vermek, kamuoyu desteğinin olduğunu yetkililere göstermek için bir grup kurmuşlar.
(@baskacanimizyok)
Siyasallaştırmadan, saldırganlaşmadan yakınlarının hakkını arıyorlar.
Böyle bir grubun takipçisi olmak ne anlama gelir?
Bir işe yarar mı?
Bilmiyorum!
Aklıma ilk gelen Freud’un bir hastasının anlattıkları oldu…
“…. Çocukluk anksiyetesine ilişkin bilgilerimi üç yaşındaki küçük bir erkek çocuğuna borçluyum. Işıksız bir odada bulunduğu bir gün bağırdığını işittim:
“Teyze bir şey söyle korkuyorum, çünkü burası öyle karanlık ki.”
Teyze ona cevap verir: “Beni görmediğine göre bu neye yarayacak ki?
-Olsun, der çocuk, biri konuştuğu zaman aydınlık oluyor.” ….”
…
Elimden bir şey gelmese de karanlıktaki ses olabilirim.
(@baskacanimizyok)
Birbirimizin elini tutarsak, birbirimizin yanında, birbirimizin sesi olursak karanlıkta canavar aramaz, gerçeğe daha yakın oluruz.
Korksak bile beraber korkarız..
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.