12:06 - Sinsi Zamma Hukuki Fren: Gizli Gramaj Oyununun Bedeli Ağır
01:10 - Samsun’da gece yarısı 4 büyüklüğünde deprem
01:00 - Saros Araştırma’dan Çarpıcı Anket: Mansur Yavaş Yarışı Önde Götürüyor, Seçmen Güven Arayışında!
14:08 - Mehmet Özhaseki’ye şantaj: 1 milyar TL vermezsen siyasi hayatın biter
13:58 - Sosyal medyada anonim hesap ve yorum döneminin sona ereceğine yönelik düzenleme gündemde
Bugün nüfusu neredeye bir buçuk milyona ulaşan Esenyurt’un kurucu belediye başkanı Dr. Gürbüz Çapan, belediye başkanlığı döneminde hayata geçirilen bazı projelerde aile fertlerinin yer aldığını kabul ederek, “Hoş değildi kardeşlerime yaptırmam ama iyi ki yaptırmışım. Ne yiyecektik? Aşımız ekmeğimiz kalmayacaktı” ifadelerini kullandı.
Çapan’ın aile fertlerine iş verilmesini açık biçimde savunması, sadece kişisel bir itiraf değil; Türkiye’de Ak Parti iktidarında geçen 25 senenin sonunda siyasal kültürün etik değerlerinin dönüştüğünün en net göstergesi.
Geçmiş yıllarda bir belediye başkanının açık biçimde “aileme iş verdim” demesi ciddi bir siyasi kriz yaratabilirdi. Ancak son yıllarda bazı Ak Partili siyasilerin televizyon ekranlarında akraba kayırmanın, torpil yapmanın normal birşeymiş gibi savunur şekilde konuşması ülkü siyasetini ‘ahlaklı siyaset’ anlayışının dışına taşıdı.
Bugün ise benzer ifadelerin daha az şaşkınlıkla karşılanması, akıllardaki siyasi etik değerlerin değiştiğine işaret ediyor. Bu durum ise “Ak Parti siyasetinin ülkeyi getirdiği nokta” olarak yorumlanıyor.
“Kimsenin sofrasına el uzatmadım”
Kendisine yönelik yıllardır dile getirilen “haksız servet edinme” suçlamalarını reddeden Çapan, projeler üzerinden kişisel zenginleşme iddialarını kabul etmediğini söyledi.
“Ben kimsenin sofrasına elimi atmadım, kimsenin namusunda da gözüm olmadı” diyen Çapan, yapılan işlerin karşılığının alındığını ve bunun bir “hayatta kalma mücadelesi” olduğunu savundu.
“New York yapacağız dediler, Harlem’e çevirdiler”
Çapan, yalnızca kişisel iddialara değil, Esenyurt’un bugünkü durumuna dair de değerlendirmelerde bulundu.
1989–2004 yılları arasında üç dönem belediye başkanlığı yapan Çapan, Esenkent ve Boğazköy projeleriyle planlı bir kent oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Ancak 2004 sonrası dönemde yoğun yapılaşma ve kontrolsüz büyüme ile ilçenin sosyal yapısının bozulduğunu öne sürdü.
Çapan “New York yapacağız dediler, Harlem’e çevirdiler” sözleriyle Esenyurt’un geldiği noktayı eleştirdi.
Uyuşturucu ve suç sarmalı Esenyurt
Esenyurt’un bugün uyuşturucu ve suç başlıklarıyla anılmasına da tepki gösteren Çapan, ilçenin bilinçli olarak bu algıyla anıldığını öne sürdü. Yoksulluk ve düzensiz göçün sosyal sorunları derinleştirdiğini savunan Çapan, devlet politikalarını eleştirdi.
Kayyum çıkışı: “İlk örnek Esenyurt”
Çapan, Türkiye’de kayyum uygulamalarının ilk örneğinin Esenyurt’ta yaşandığını savunarak, bunun daha sonra farklı belediyelere yayılan bir model haline geldiğini iddia etti.
Yerel yönetimlerin siyasal baskı altında bırakıldığını belirten Çapan, Esenyurt’un bir “siyasi deney alanına” dönüştürüldüğünü söyledi.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.