Türk Dünyası benim kara sevdamdır…
Biz Tunceli Kadar Alevi, Diyarbakır Kadar Kürt, Trabzon Kadar Laz, Tanrı Dağları Kadar Türk, Hira Dağı Kadar Müslümanız.
Bu söz, Türkiye’nin ve Türk coğrafyasının farklı kültürel, etnik ve inançsal zenginliklerini bir araya getiren, kapsayıcı ve birlik vurgusu yapan oldukça bilindik bir ifadedir.
Coğrafyamızın renklerini ve köklü mirasını özetleyen bu güzel ifadenin temel unsurlarını şöyle düşünebiliriz:
Tunceli kadar Alevi: Anadolu’daki Alevi-Bektaşi kültürünün, hoşgörünün ve derin tasavvufi mirasi temsil eder.
Diyarbakır kadar Kürt: Mezopotamya ve Anadolu’nun kadim halklarından birinin dilini, halayını, misafirperverliğini ve kardeşliğini simgeler.
Trabzon kadar Laz: Karadeniz’in neşesini, hareketli kültürünü, horonunu ve fırtınalı doğasını yansıtır.
Tanrı Dağları kadar Türk: Türk milletinin Asya’nın derinliklerinden günümüze taşıdığı bağımsızlık ruhunu, köklü tarihini ve kimliğini temsil eder.
Hira Dağı kadar Müslüman: İslam medeniyetinin getirdiği ahlak, adalet ve inanç değerlerine olan bağlılığı ifade eder.
Anadolu ve çevresi; farklı renklerin, kültürlerin ve inançların bir arada harmanlandığı devasa bir mozaik. Bu tarz birlik ve beraberlik mesajları, ortak paydalarımızı ve zenginliğimizi hatırlatması açısından oldukça değerlidir.
Ercüment Tula, Türk dünyası ve siyasi duruşu üzerine kullandığı ifadelerle “korkmadık” mesajı vermiştir. Bu sözler, özellikle Türk tarihi ve bağımsızlık vurgusuyla ön plana çıkan açıklamalarında yer almaktadır.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.