01:10 - Samsun’da gece yarısı 4 büyüklüğünde deprem
01:00 - Saros Araştırma’dan Çarpıcı Anket: Mansur Yavaş Yarışı Önde Götürüyor, Seçmen Güven Arayışında!
14:08 - Mehmet Özhaseki’ye şantaj: 1 milyar TL vermezsen siyasi hayatın biter
13:58 - Sosyal medyada anonim hesap ve yorum döneminin sona ereceğine yönelik düzenleme gündemde
21:20 - Kemal Aygün’den İkinci Uyarı: Tuvalet Suyu Altında Pazar Alışverişi!
Sahipsiz sevinçler vardı suya sabuna dokunmayan.
Sonra her sabah güneşin peşine takılıp gelen umutlar vardı. Yaşamak için, ”bende varım” dercesine ışık hüzmesi arıyordu gözleri. Ne rüzgarın sesi ne de kuşların cıvıltısını duyabiliyordu, biz insanoğlu. Herşey nasılsa, öyle işte, yaşayıp gidiyorduk. Sonra kimsesizlik sardı dünyayı, kimse sahiplenmedi kederi…
Birilerini yok ederek var olmayı, kendimizi yok ederek başkasını var kılmayı, birileri iyiyken eksik hissetmeyi, gücü tek elimizde tutmayı, sığınmayı, korkmayı, korkutmayı tanıyor, iyi biliyor ve tekrarlıyoruz.
Bu defa başka türlüsünü deneme zamanı!
O halde; beraber üzülüp, ruhumuzu beraber tamir edeceğimiz yollarda buluşalım..
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.