19:53 - Özgür Özel’in Yeni Partisi Anketlerde Zirveyi Zorluyor: CHP’yi Geride Bıraktı
19:51 - Fatih Erbakan’dan İttifak Açıklaması: “Seçimlere Tek Başına Girmeliyiz”
19:49 - CHP’de Yeni Parti Tartışmaları ve Sinem Dedetaş’ın Kararı: Gürsel Tekin’den Açıklamalar
09:33 - PINARTEPE’DE İMAR ADALETSİZLİĞİ: BİR YANDA ÇATI HAVUZLARI, DİĞER YANDA GÜVENLİ KONUT BEKLEYEN HALK!
23:18 - Tavuksuz Yumurta Dönemi!
Eğer kötülük bir bilince sahip olsaydı ,ona tanıklık edenlerin yüzsüzlüğünden utanırdı.
Kimsenin keyfine kimsenin diyecek bir lafı olamaz. Herkes kendi meşrebince ölür. Ancak, birlikte yaşayabilmek için keyfi nefrete dayananların yasalarla durdurulması gerekir.
Birbirimizi kınamak yerine birlikte yaşamaya gölge eden bütün ehli keyiflerin zevklerini sınırlamak, yasalara ve demokrasiye sahip çıkmak daha doğru bir yol olabilir.
Nefret eden kişi yıkıcılığın, saldırganlığın, şiddetin yanlış olduğunu bilmediğinden ya da barışçıl bir dünyada yaşayamayacağı, hasta ya da beceriksiz olduğu için değil,
zevk aldığı için nefret eder. Nefretle zevklenen insanlar hemen her zaman nefret edecek yeni bir nesne bulur.
Nefret, nefret edene keyif verir.
Yani mevzu eğitim, bilgi ya da beceriksizlikle ilgili değildir.
Hele hele cahillikle hiç ilgilisi yoktur. Sevememek başka, bilmemek başka bir şeydir. Neticede her insan kendi cahilliğinin cahilidir.
O halde,
sıranın kimde olduğunu beklemek yerine yasalara ve demokrasiye sahip çıksak daha iyi olmaz mı?
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.