18:51 - Atilla Taş’tan Erol Köse’ye: Hakkımı helal etmiyorum, ateşin bol olsun
00:49 - Savaş bataklığındaki ülkelere Erdoğan’dan “akıllı olun” mesajı
14:16 - Evine giren hırsızın aklını aldı! O anlar saniye saniye kamerada
00:31 - Bahçeli’den “Jeopolitik Kırılma” Uyarısı: “Beyrut Düşerse Bölge Sarsılır”
16:37 - Tanju Özcan dosyasında yasak aşk iddiası! Mesajlar ifşa oldu: Hepinize yeterim
İran savaş öncesinde açıkladı:
Bu kez diğer saldırılar gibi misliyle karşılık vererek yetinmeyiz. Varoluş savaşına girersek Körfez karışır, dedi.
Liderleri ölünce muhalifler sayesinde her şeyin biteceğini düşünen ABD ve İsrail ise umduğunu bulamadı ve durum daha da karıştı.
Parçalanmayı ve iç karışıklığı şöyle bırakın İran halkı daha da kenetlendi.
Bölgede ABD üssü bulunan her ülkeyi hedefine aldı, Hürmüz kozunu kullandı, petrol kaynaklı enerji krizini tetikledi, İsrail’e daha önce hiç maruz kalmadığı saldırılar düzenledi…
Benzersiz bir enerji krizinden ve geniş çaplı bir Körfez savaşından bahsedilmeye başlandı.
Mevcut imkanları doğrultusunda ABD ve İsra’l’i köşeye sıkıştırmış gibi görünüyor!
Ancak tedbir ve savunma konusunda biraz başarılı olsaydı daha güzel sonuçlar elde edebilirdi belki.
Aslında şehadet konusu tüm Müslüman ülkelerin en büyük gücü olduğu gibi kimi zaman en büyük zafiyeti de olabiliyor!
Şehadet
İranlı liderlerin öldürülmesi ABD ve İsrail için beklenilen avantajı sağlamadı.
Birlik ve beraberlik mesajlarıyla yerleri hemen dolduruldu.
İranlılar tüm dünyaya Araplar kadar kolay lokma olmadıklarını gösterdi.
Ama önemli bir sorun var:
Hala yüzlerce yıl öncesindeki savaşlar gibi yüz yüze, mertçe savaşıyor gibi açıktan, tedbirsiz yaklaşımlar da pek fayda sağlamıyor.
Zamanın anlayışına uygun stratejiler geliştirmek gerekiyor.
Elbette şehit olmak savaşta en büyük mertebe ama o kadar da kolay şehit olmamalı sanki!
Müslümanların kahramanlığı şehitlikle mi ölçülür sadece?
Cesurca ölümü göze almak mı, tedbirli davranarak yaşamak ve halkı için mücadele etmek mi daha büyük bir kahramanlık olur?
İranlılara birinin bunu anlatması gerekiyor!
Şehit olmak elbette büyük mertebe ama yaşamaya ve mücadele etmeye çalışarak olursa…
Açık hedef olarak ölüp bütün sorunlardan kurtularak kendimiz için cenneti garantilemek…
Çok bencilce bir tutum değil mi sizce de?
Samimi olsa bile akıllıca ve faydalı olmayan bir anlayışla ölen insan gerçekten şehit olabilir mi?
Kısacası şehit olmak için sadece savaşmak ve ölmek yeterli mi?
Ülkemizin Tutumu
Savaş söz konusu olduğunda her zaman barıştan yana bir tutum gösteriyoruz.
Bu ülkemize yakışan bir tutum…
Haklının yanında dururken haksızla ilişkileri bozmamaya çalışmak da günümüz dünyasının bir gerekliliği!
Daha çok İsrail’e yüklenerek ABD ve Trupm’ la arayı bozmamak için elimizden geleni yapmamız ülkemizin uzun vadeli çıkarları için gerekli.
Tabi bildiğimiz kadarıyla!
Bilmediklerimiz neler getirecek göreceğiz…
Ama kışkırtmalara gelmeyerek soğukkanlı bir şekilde dengeli davranmak önemli!
Böylece öngöremediğimiz tehlikelerden de en az zararla kurtulabiliriz.
İran halkının daha az zarar görmesini sağlayacak girişimlerde bulunabiliriz.
Bölgede çıkacak bir yangına engel olabiliriz.
Ülkemizden daha sert tepkiler bekleyenleri anlamak gerçekten zor!
Ateşin daha da büyümesinden ve bölgeye yayılmasından başka bir işe yaramayacak tutumlar beklemek iç siyasetle, insan haklarıyla ya da vatanseverlikle açıklanamaz.
Netice
Neticede savaş kötüdür ama kendinizi korumanız gerekiyorsa kaçınılmazdır.
Düşmanı tanıyarak ona göre hareket etmek, en azından kendinizi korumak gerekir.
Savaş kararı alanlardan ya da ateşe körükle gidenlerden daha onurlu olanlar savaşı bitirmeye çalışanlardır.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.