02:20 - Burcu Köksal kararını açıkladı: CHP’den istifa edip AK Parti’ye katılıyor
12:36 - Beylikdüzü Belediyesi’nden İmamoğlu İnşaat’a İmar Cezası: 40 Milyon TL ve Yıkım Uyarısı
12:09 - Büyükçekmece’de Siyasi Dengeler Değişiyor: “Erol Sahada, Belediye Sessiz”
21:57 - Ayaş Kaymakamı’na bakanlıktan da soruşturma! Görev yeri değiştirildi
12:00 - Gazeteci Dilek Bozkurt’a Anlamlı Ödül: “Gerçeğin Peşinden Gitmekten Vazgeçmedim”
Kılıçdaroğlu’nun durumu hakkında söylenebilecek her şey söylendi.
Böyle bir şeyi kabullenmesi ve geri dönmesi akli dengeden ahlaka kadar birçok açıdan değerlendirildi.
En kısa sürede kongre yapacağını belirtmesine rağmen çoğu partiliyi ikna edebilmiş değil.
Daha net ve hızlı bir tarih beklentisi yüksek doğal olarak!
Heyecan ve mutlulukla partinin başına geçmesi ve halka hitap etmesi zaten yeteri kadar komik.
Daha da komiği FETÖ suçlamaları…
Yolsuzluk, usulsüzlük üzerinden yeteri kadar veri varken neden FETÖ’ye ihtiyaç duydu dersiniz?
Gerçekten söylendiği gibi iktidara yakın olmak için mi?
Neresinden tutsanız elinizde kalır!
Başkanlık görevi yaptığı uzun süre içerisinde birçok seçim kaybetmiş birinin böyle heyecanla dönmesi bir tarafa dönmeye tenezzül etmesi bile komik elbette.
Ancak Özel’in yaptıkları da bir o kadar tuhaf değil mi?
Sonuçta yanlı ya da yansız bir mahkeme kararı var ve süreç işleyecek.
Bunu parti içerisindeki mücadeleyi sürdürerek kongre yoluyla çözmek varken neden gürültü çıkarmaya çalışıyor?
Halkımız tartışmayı ve çatışmayı sevdiği için mi acaba?
Mağduriyet üzerinden çıkarılan çatışmadan karlı çıkacağını mı düşünüyor?
Neticede ülkemizde çatışma prim yapıyor.
Daha önce de sayısız örnekleri mevcut.
Erdoğan’ın bile bunu değiştirmeye çalışarak uzun bir süre uyumlu ve ılımlı bir yol izlemesinden rahatsız olanların sayısı az değildi.
Özellikle belirli bir güce ulaştıktan sonra intikam işine girişmemesi ve onlar konuşsun biz çalışalım tutumu sonucu oy oranları düşmeye başlamıştı.
Ne zaman çatışma ve gerginlikler başladı her şey eskisine döndü.
Neticede savaşmak halkımızda karşılık bulan bir tutum.
Çatışmayı seviyoruz.
Bundan dolayı hukuki süreci izlemek yerine yaygara çıkaran liderlerle karşı karşıyayız.
Karşılıklı suçlamaları izlerken de insanın aklına tek bir söz geliyor.
Atalar ne güzel söylemiş: Tencere dibin kara, seninki benden kara.
Halkının “Temiz siyasetçi” kavramına inanmadığı bir toplumda temiz siyasetçi yetişmesi mümkün mü sizce?
“Oyunu kuralına göre oynamazsan var olamazsın.” Anlayışıyla yetişen insanlardan doğru ve onurlu davranışlar beklemek ne kadar mümkün?
Netice ortada…
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.