00:49 - İstanbul Valiliği’nden “Kuduz Patlaması” İddialarına Yanıt: “2007’den Beri Vaka Görülmedi”
12:06 - Sinsi Zamma Hukuki Fren: Gizli Gramaj Oyununun Bedeli Ağır
01:10 - Samsun’da gece yarısı 4 büyüklüğünde deprem
01:00 - Saros Araştırma’dan Çarpıcı Anket: Mansur Yavaş Yarışı Önde Götürüyor, Seçmen Güven Arayışında!
14:08 - Mehmet Özhaseki’ye şantaj: 1 milyar TL vermezsen siyasi hayatın biter
”Özgür basın iyi ya da kötü olabilir.
Ama özgürlük olmayınca basın
ancak ve ancak kötü olacaktır.”
Albert Camus
Hangi demokrasi?
Hangi özgürlük?
Türkiye Dünya’nın en büyük gazeteci hapisanesine dönüşmüş durumda..
Doğru söyleyeni artık dokuz köyden kovmuyorlar, hapse atıyorlar.
Ve aslında gazetecilik değil, demokrasi ve özgürlüğümüz sorgulanıyor.
Utanç üzerine utanç rekoru yolunda hızla ilerliyor olmak üzüntümü iki kat arttırıyor.
Bu çürük sistemi bütün olarak görmeden düze çıkmak ne mümkün?
Toplum olarak bizi hapseden, sınırlandıran, engelleyen o düzlüğe çıkmanın tek yolu;
gazetecilerin siyasi duruşlarından çok, farklı bakış açılarıyla yaptıkları haberciliğin halkın haberdar edilmesi yararı üzerinden, kaliteli iş ve ahlaki – vicdani duruş açılarından değerlendirme yapmayı ilke edindiğimizdebaşaracağız.
O halde, gazeteciliğin,
demokrasinin,
özgürlüğün,
suç olmadığı bir Ülke yaratma hayaliyle çıktığımız yollarda buluşalım..
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.