14:37 - KİRA UYUŞMAZLIKLARINDA YENİ DÖNEM: “Oğlum Gelecek” Demek Tahliye İçin Yeterli mi?
14:28 - Polis memurunun dövülerek öldürüldüğü TÜVTÜRK’ten bir skandal görüntü daha çıktı
14:15 - CHP’den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan transfer için ilk sinyali verdi
01:37 - 7 kişi daha tutuklandı! Aralarında Simge Barankoğlu ile Menderes Utku da var
19:46 - Adalet Bakanı Tunç’tan Atlas Çağlayan’ın ailesine taziye ziyareti
İnsanın kendisi hedefleri, arzuları, amaçları olan bir canlıdır. Ve bu kavramlar bizlere hayat yolunda bir takım güçler kazandırır..
Peki, hiç düşündünüz mü güç gördüğümüz bu kavramların aslında bizi ne kadar daralttığını? Güç olarak gördüğümüz şeylerin aslında güçsüzlüğümüz olabileceğini. Çünkü insan bir yolculuk yaptığında hem kendinden gider hem de kendisine doğru gider. Eğer çok hesaplı ve planlı değilsek karşılaşmalara, hayrete, coşkuya, şaşırmaya, düşmeye, burnun sürtmesine bırakırsak kendimizden gider ve kendimize gideriz.
Şu an sorun kendinize ” ben şuyum” tarifinde.. Eğer bu sorunun karşılığında, ”ben başarılıyım, ben doktorum, ben iş adamıyım, ben şuyum, ben buyum” diye bir tanım ile bitiriyorsanız cevabı o şey, sizin kendinizden aynı zamanda uzaklaştığınız anlamına gelir. Ve siz aslında o tarif ettiğiniz şeyin içine tıkanırsınız. Oysa yolculuk dediğimiz şey, bunların dışına çıkacak ve konforunuzu bozacak şeydir. Yani kendine yolculuk, kendinle karşılaşmak karşılaştığın kendini sorgulamaktır. Yani tüm aidiyetler insanı bir noktada tıkayan olgulardır. Doktorum dediğinizde ”doktor duruşu” dediğinizde bittiniz! Anneyim dediğinizde “anne duruşu” dediğinizde gene bittiniz!
Kendinizi bu şekilde tanımladığınız herşey azaltıcı. Çünkü kendinizi tanımladığınız hangi olgu olursa olsun sizin aynı zamanda benlik arazinize işgalinizdir. Sadece ”kadın” gibi tarif ediyorsanız kendinizi işgal edildiniz. Sadece “anne” gibi tarif ettiyseniz kendinizi gene işgal edildiniz demektir.
Çok sevdiğim bir düşünür der ki, “eğer bir gün herkesin bildiği bir isminiz olursa, bir gece yarısı ellerinizi havaya kaldırın ve Tanrıdan hiç kimsenin bilmediği yepyeni bir isim isteyin.” İnsanın kendini tarifi kendini zehirlenmesidir.
İyi bir yolculuk, kendimizden ve kendimize gittiğimiz yerin adıdır. Çünkü yaşam, çünkü yolculuk kendinizi tarif ettiğiniz olguyu giyinerek dimdik yürüdüğünüz yollardaki duvarlardan ibaret değildir. Bazen de sırt üstü yattığınızda görmeye bile dayanamayacağınız tavanlardan ibarettir…
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.