01:10 - Samsun’da gece yarısı 4 büyüklüğünde deprem
01:00 - Saros Araştırma’dan Çarpıcı Anket: Mansur Yavaş Yarışı Önde Götürüyor, Seçmen Güven Arayışında!
14:08 - Mehmet Özhaseki’ye şantaj: 1 milyar TL vermezsen siyasi hayatın biter
13:58 - Sosyal medyada anonim hesap ve yorum döneminin sona ereceğine yönelik düzenleme gündemde
21:20 - Kemal Aygün’den İkinci Uyarı: Tuvalet Suyu Altında Pazar Alışverişi!
‘Bana gerçekten sarılabilir misin? Hesapsız, plansız, kalbim kalbine karşı, gerçekten sarılabilir misin? Yoksa, sarılmak böyle ya da şöyle olmalı mı? dersin. Sarılmanın resmini çizebilir misin?”
Kimse kimseye gerçekten sarılmıyor. Çünkü birine gerçekten sarılırsanız, sözsüz bir koruma yemini de etmeniz gerekiyor.
Kimse gerçek sarılmanın anlamını bilmiyor. Gerçek sarılmak “ne olursa olsun ve ne olmazsa olmasın ben seni korurum.” Beklentisiz, kendimi korumadan, ama karşımdakini koruyarak, tam açılmak demek.
Kendimizi açmak ve bu düzeyde açılmak gittikçe zorlaşıyor. Zırh ve kalkanlarımız olmadan kimseye yaklaşamıyoruz.
Koşulsuz sarılmak. Ki, herkes de bunu anlamak istiyor.
O halde; koşulsuz, korkmadan, en gerçek halimizle birbirimize sarıldığımız yollarda buluşalım…
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.