23:59 - Esra Erol’un programındaki şeriat tartışması büyüyor: Destici de devreye girdi
21:43 - İlber Ortaylı’dan Atlas açıklaması: Bu artık bir cinayet değil, adalet sınavıdır
22:27 - Selen Görgüzel’den ‘İtibar Suikastı’ Tepkisi: “O Uçak Yolculuğunun Sebebi Çok Başka!”
22:00 - Yeşilay’dan Sadettin Saran açıklaması geldi
12:59 - Atlas Çağlayan’ın katil zanlısının ifadesi ortaya çıktı
‘Bana gerçekten sarılabilir misin? Hesapsız, plansız, kalbim kalbine karşı, gerçekten sarılabilir misin? Yoksa, sarılmak böyle ya da şöyle olmalı mı? dersin. Sarılmanın resmini çizebilir misin?”
Kimse kimseye gerçekten sarılmıyor. Çünkü birine gerçekten sarılırsanız, sözsüz bir koruma yemini de etmeniz gerekiyor.
Kimse gerçek sarılmanın anlamını bilmiyor. Gerçek sarılmak “ne olursa olsun ve ne olmazsa olmasın ben seni korurum.” Beklentisiz, kendimi korumadan, ama karşımdakini koruyarak, tam açılmak demek.
Kendimizi açmak ve bu düzeyde açılmak gittikçe zorlaşıyor. Zırh ve kalkanlarımız olmadan kimseye yaklaşamıyoruz.
Koşulsuz sarılmak. Ki, herkes de bunu anlamak istiyor.
O halde; koşulsuz, korkmadan, en gerçek halimizle birbirimize sarıldığımız yollarda buluşalım…
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.