01:10 - Samsun’da gece yarısı 4 büyüklüğünde deprem
01:00 - Saros Araştırma’dan Çarpıcı Anket: Mansur Yavaş Yarışı Önde Götürüyor, Seçmen Güven Arayışında!
14:08 - Mehmet Özhaseki’ye şantaj: 1 milyar TL vermezsen siyasi hayatın biter
13:58 - Sosyal medyada anonim hesap ve yorum döneminin sona ereceğine yönelik düzenleme gündemde
21:20 - Kemal Aygün’den İkinci Uyarı: Tuvalet Suyu Altında Pazar Alışverişi!
Son yıllarda dünyada artan protesto eylemleriyle beraber, haber kanalları ve gazetelerde “göstericiler” sözcüğüne her gün rastlar olduk. Protestoculara “eylemci” dememek için başvurulan yapay bir sözcük bulundu. İngilizce karşılığı “Show” olan bir fiili, protesto eylemleriyle aynı kefeye koyup sulandırmaktan başka bir şey değil bu. Bizde de “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu” var. Otoriteye karşı olan her türlü eyleme “gösteri” diyerek içeriğini boşaltmayı başarıyorlar. Gösteri denilen fiil nasıl oluyor da hükümetleri deviriyor o halde?
Sözcükler bir halkı çıldırtabilir. O nedenle gücü elinde bulunduranlar halkları dille kontrol ederler, medya da bunun enstrümanıdır malum. Daha üzücü olansa, edebiyatçıların da yapıtlarında eylemcilere “gösterici” demesidir. Hürriyet Gösteri adında bir sanat dergisi de vardı.
“Görsel sanatlar” diye ucube bir terim uyduruldu, sanat kuramları değişti galiba. “Plastik sanatlar”dan resime, “Dramatik sanatlar”dan tiyatroya “görsel sanatlar” diyenler çoğalıyor maalesef. Sanat programlarında “X oyunu Z sahnesinde sergilenecek” türünden haberlere rastlıyoruz. Oyunun sahneye konulmasını biliriz, sergilenmesi nasıl oluyor acaba?
Okullarda resim dersinin adı “görsel sanatlar” oldu. “Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu” diye bir grup olursa ve kimse buna itiraz etmezse bugünlere gelinir elbet. Sanat ile gösterinin (Show yapmanın) aynı şey olmadığını çocuk yaşlarda öğrenmeleri gerekirdi. Yankee mantığını terk etmezsek, yeni nesiller dile, sanata ve hayatın gerçeklerine yabancı yetişmeye devam edecekler.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.