10:24 - İBB Davasında Çalık ile İtirafçı Beyaz Karşı Karşıya: Çelişkiler Duruşmaya Damga Vurdu
10:22 - Beylikdüzü Siyasetinde “İstifa ve Mobbing” İddiaları
10:04 - Togay Çoban’ın Esenyurt Buluşması: PR Çalışmaları mı, Çözülemeyen Sorunlar mı?
20:16 - MUSTAFA NECATİ IŞIK’TAN BEYLİKDÜZÜ BELEDİYESİ’NE SERT TEPKİ: “İLK AÇILDIĞI GÜNKÜ GİBİ DEĞİL!”
Ak Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan yaptığı açıklamada STK’lerin, akademisyenlerin, hukukçu milletvekillerinin ve BÜTÜN avukatların görüşlerini aldıklarını ve titiz bir çalışma yaptıklarını ifade etti. “Bütün” sözcüğüne özellikle dikkat çekmek ve ardından şu soruları sormak isterim:
Bence hayır! Şayet elini vicdanına koyup uygundur diyebilecek dürüstlükteyse çoğunluk, çoklu sistemi devletin her bir unsuru ve organına uygulamaya da onay vermeli. Nitekim “MÜLKÜN TEMELİ olan “adalette bir kutuplaşma söz konusu olacaksa o zaman bir ülkede iki üç cumhurbaşkanı, üç dört başbakan, üç beş adalet bakanı bir ilde iki üç vali olmasında da bir sakınca olmamalıdır. Hatta 2000 insan bir araya gelip ülke içinde bir ülke daha kurabilir. (İsim önerisi benden: ÖZTÜRKİYE veya VIPTÜRKİYE!)
Son olarak kimilerine göre adaletin tanımı ve uygulanması değişik olsa da adalet denilen şey; yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, hak ve hukuka uygunluk, tarafsız bir biçimde hakkı gözetmedir. Aksi akıl tutulmasıdır. Demem o ki hükümetin AK BAROLAR oluşturma çabası ne onlara ne ülkeye fayda sağlamaz; bu, günü kurtarma çabaları yarını heba eder.
Söyleyeceklerim bu kadar değil elbette. Şimdilik sözü Nazım Hikmet’e bırakıp kısa bir ara veriyorum.
“HİÇBİR KUVVET, BENİ ADALETİN TECELLİSİ İÇİN ÇALIŞMAKTAN MENEDEMEYECEKTİR.”
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.