Bölgede mümkün olduğu kadarıyla en
demokratik ülke olduğumuzu söylemek yanlış olmaz
herhalde.
En azından şimdilik!
Geçen defa Ortadoğu’ya getirilmeye çalışılan
demokrasiden söz etmiştik.
Bundan eninde sonunda nasibimizi alacağımız
da muhakkak.
Ona göre bir atmosfer oluşturulmaya çalışılıyor
neticede.
Demokrasinin olmazsa olmazları arasında olan
eğitim ve hukuk alanlarında parlak bir dönemden
geçmiyoruz.
Geçmişte de çok başarılı olduğumuzu iddia
edemesek de en azından iyi adımlar atıldığı dönemler
oldu.
Müdahaleler ve geri adımlar olmasaydı
günümüzde çok başka bir tabloyla karşı karşıya
olabilirdik.
Avrupa birliği müktesebatı çerçevesinde yasalar
çıkarmaya devam etseydik bugün farklı bir hukuki
ortamda yaşıyor olabilirdik.
Her isteyenin keyfine göre gözaltına
alınamadığı, yargılanamadığı ve tutuklanamadığı bir
ortam sağlanabilirdi.
Ergenekon, Balyoz adı altında bir sürü suçsuz
insan yargılanamaz ve onlardan özür dilenmek
zorunda kalınmazdı.
Her dönem bir popüler suç örgütü üzerinden
farklı düşünen insanlara ayar verilmeye çalışılamazdı.
En azından somut deliller sunulmadan,
iddianameler hazırlanmadan gözaltına almalar söz
konusu olamazdı.
Suçlu bile olsalar siyasi bir kimlikle milyonların
oyunu alan insanlar delil karartma durumu söz
konusu olmadığında tutuksuz yargılanabilirlerdi.
Ya da herhangi bir örgütle ilgileri olmadığı
aşikar olan gazeteciler kimi zaman yükselerek birkaç
yanlış şey söyledi diye apar topar içeri tıkılamazdı.
Diyelim ki hepsi suçlu…
En azından yöntem bu şekilde olmazdı.
Hukuk Sistemiyle övünmenin sahip olunan
silahlarla övünmekten daha önemli olduğu
anlaşılabilirdi en azından.
Eğitimde de durum pek farlı değil:
On yıl öncesinde nitelikli okullara müdahale
edilerek nitelikli hocalara kıyılmasaydı çok farkı bir
eğitim ortamı da oluşturabilirdik.
En azından lise seviyesinde…
Ama daha önemli sorunlarımız vardı tabi:
Siyasi hayatların devamlılığı gibi…
Siyasetten nemalananların çıkarları gibi…
Ahlaktan uzak bir din anlayışının dayatılması
gibi…
Neyse olanlar oldu, biz bundan sonrasına
bakalım desek bakacak ortam da yok maalesef.
Bu aralar eğitim süresini kısaltmak gibi etkili
eğitim reformları tartışılsa da amaç eğitimin kalitesini
artırmak değil tabi ki!
Sadece çocuk sayısını arttırarak nüfus artışını
istenen seviyeye ulaştırmak!
Beka sorunu sayılarla çözülecek her zamanki
gibi!
Nitelik üzerine düşünmeye gerek görülmüyor.
İşin ilginci konunun olgunlaştırılma biçimi:
Demokrasi çerçevesinde birileri çıkıp fikirlerini
söylüyor ve konuyu tartışmaya açıyor.
Zamanla halktan gelen talep neticesinde(!)
adımlar atılacak.
Eee demokrasi de bunu gerektiriyor tabi!
Yalnız sahip olmakla övündüğümüz
demokrasimiz ve silahlarımız İran’ın ardından sırayı
ülkemize getirecek bahaneler oluşturmaz inşallah.