10:24 - İBB Davasında Çalık ile İtirafçı Beyaz Karşı Karşıya: Çelişkiler Duruşmaya Damga Vurdu
10:22 - Beylikdüzü Siyasetinde “İstifa ve Mobbing” İddiaları
10:04 - Togay Çoban’ın Esenyurt Buluşması: PR Çalışmaları mı, Çözülemeyen Sorunlar mı?
20:16 - MUSTAFA NECATİ IŞIK’TAN BEYLİKDÜZÜ BELEDİYESİ’NE SERT TEPKİ: “İLK AÇILDIĞI GÜNKÜ GİBİ DEĞİL!”
I
”Tercih belirler davranışları” Theodor Adorno’nın sevdiğim bir aforizmasıdır…
Bilmek lanetlenmekti, cehalet erdem, ama farkındalık içinde yaşadığın durum için çıldırtıcı oluyordu.
Farkında olmak ama müdahale edememek, suyun akışını değiştirememek gibi.
Farkındalık duyarlılığı doğuruyorsa tehlikeli oluyordu..
(Nereye baksam acı)
II
Bu sadece bugünün felaketi ve acısı olarak kalabilecek bir şey değil…
İnsanların ait hissettikleri kimlikleri müdefaası yolunda yükledikleri veya verilen görevler, onları da kendi vicdanlarında ömür boyu taşınacak bir yüke mahkûm eder illa ki. Bu yük ağırdır çok; kim bilir kaç kuşak sonra hafifler.
Vicdan ve akıl ile beraber hareket etmekten başka çaremiz yok. Dünyada daha iyi bir formül bulunamadı henüz. ”Kimlik için öldürmek” bir değermiş gibi sunulmaktan vazgeçildiğinde, hepimizin mahcubiyeti azalacak, eminim. Şiddet diliyle değil, bireysel, inanç ve fikirlerden sıyrılıp herkesin hayrına, ortak hareket etmekten geçiyor insan olmanın yolu.
Bir yol var: Yaşamak, Yaşatmak..
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.