19:53 - Özgür Özel’in Yeni Partisi Anketlerde Zirveyi Zorluyor: CHP’yi Geride Bıraktı
19:51 - Fatih Erbakan’dan İttifak Açıklaması: “Seçimlere Tek Başına Girmeliyiz”
19:49 - CHP’de Yeni Parti Tartışmaları ve Sinem Dedetaş’ın Kararı: Gürsel Tekin’den Açıklamalar
09:33 - PINARTEPE’DE İMAR ADALETSİZLİĞİ: BİR YANDA ÇATI HAVUZLARI, DİĞER YANDA GÜVENLİ KONUT BEKLEYEN HALK!
23:18 - Tavuksuz Yumurta Dönemi!
Sorun çözmek için işbirliği gerekir. Bunun bir yolu siyaset, bir yolu da empati uyandırmaktır… Siyaset yetersizleşip, sığlaştıkça ağlayıp ağlatmaktan başka seçenek kalmıyor. Örneğin çocukları, doğayı korumak için tek yol vicdan sömürüsü oldu! Siyaset gözpınarlarımızı kuruttu..
Siyaset, “herkesin her seviyede pazarlık konusu olabildiği” bir alandır ve bu alanda -insanlık onuru, insan hakları- gibi kavramlar bir yığın lafıgüzaftır.
Siyasetin temeli takas ve pazarlıksa eğer; bu bilgi siyasetçilerin her söylemini ciddiyetle düşünmemizi gerektirir.
Hiçbir siyasi parti cehaletimizi tekeline alamaz. Cehaletimiz her siyasetçinin ortak malıdır..
Çağımızın baş belası kıskançlık ve hasettir. Haset sevmeyi ve bütünleşmeyi imkansız kılar. Haset kötüye değil iyiye bir saldırıdır. Başka deyişle, sevenin sevgisine, iyinin iyiliğine, bağışlayanın bağışlayıcılığına bağımlı olmaya dayanamamanın hissettirdiği, insan yavrusunun en yıkıcı duygusudur. Çünkü dışardaki iyiyle birlikte ondan aldığı iyiyi, kendini de yok eder. Yaşamak için günde 12 saat çalışmak, rekabet adı altında birbirinin ayağını kaydırmaya ayartılan insanlar arasında dayanışmanın olması, birbirlerini sevmesi, birbirinin acısına tanıklık etmesi beklenemez. Bu toplumsal yapının yaratıcısı ekonomik liberalizmdir. Yani hasta olan biz değiliz sistem. Nasıl olur bilmiyorum. Ama böyle olmadığı açık..
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.