SON DAKİKA

Haber Ekspress

EĞİTİMLİ GENÇLER UMUDUMUZ OLACAK

Bazen aklıma arkadaşlarımla sokaklarda sek sek oynadığım, bisikletle gezdiğim, ip atlayıp, top oynadığım, evcilik oynadığım ne güzel günlerdi dediğim, özlemle hatırladığım çocukluk günlerim gelir…

EĞİTİMLİ GENÇLER UMUDUMUZ OLACAK
Bu haber 25 Mayıs 2018 - 16:54 'de eklendi.
Mine Atak

Bazen aklıma arkadaşlarımla sokaklarda sek sek oynadığım, bisikletle gezdiğim, ip atlayıp, top oynadığım, evcilik oynadığım ne güzel günlerdi dediğim, özlemle hatırladığım çocukluk günlerim gelir. Bunu hatırladığımda bir yandan da üzüntü duyarım çünkü kendi çocuğumun ve şimdiki çocuklarımızın hatırlayacağı, ne güzel günlerdi diyeceği çocukluk hatıraları olmayacak. Çünkü onlar sokaklarda, bahçelerde özgürce oynayan çocuklar değiller, çocuklarımız televizyon başında, bilgisayar başında yalnız büyüyen apartman çocukları. Teknoloji faktörü dolayısıyla çocuklarımız insanlık tarihinde görülmediği kadar yalnızlaşıyor. Sanal dünya ile büyüyen çocuklarımız ileride kişiler arası ilişkilerde ne kadar başarılı olacaklar?

Günümüz koşulları dolayısıyla annelerin büyük bir çoğunlu çalışan anneler olduğu için bebeklikten çıkınca da çocuklarımız kreşlerde büyüyor. Anne ve babalar işyerlerinde daha fazla vakit geçirdiği için oyun oynayarak kazanılan bazı becerilerden mahrum büyüyorlar. Kreşti, anaokuldu derken eksik geçen bir çocukluk dönemine yeni bir dönem ekleniyor. İlkokul dönemi başlıyor. Yine çocuk gibi değil bu seferde birbiriyle yarışan, kıyaslanan, yarış atı gibi koşturulan bir döneme giriliyor. İlkokul 1. sınıftan itibaren okul, etüt, dersler, ödevler neyin içinde olduğunu algılayamayan çocuklarımız sınav kelimesiyle karşılaşıyorlar.

Her anne baba gibi velilerimizin hepsi çocuklarının en iyi öğrenci olmasını, sınavlarda en yüksel puanı almasını, en iyi okullarda okumasını, her şeyin en iyisinin olmasını istiyorlar. Ancak çocuklar biraz nefes almalı, oyun oynamalı, hayal kurmalı, önce duygu deposu dolmalı ki derslerinde başarı gösterebilsin. Çocuklarımızın hayatına bu yaşlarında stres, kıskançlık, hırs girmemeli. Küçük yaşlarında başlayacak bu olumsuz duygular gelecekte çok büyük problemleri de beraberinde getirebilir. Tabi ki başarı çok gurur verici bir duygu ancak tek başına derslerdeki başarı gelecekte sosyal yaşamında, iş yaşamında çok büyük etki yaratmayacaktır. Bununla birlikte sahip olunması, kazanılması gereken başka yeteneklerde gerekli olacaktır.

Çocuklarımızı gelecekte sosyal yaşamlarında başarılı olabilmeleri ve bahsettiğim duygusal sorunları yaşamamaları adına, dünyanın dört bir yanında on binlerce okulun kullandığı “sosyal ve duygusal öğrenim” eğitimine geçilmesi gerektiği düşüncesindeyim. ABD’de pek çok bölge hatta eyaletlerin tamamı “sosyal ve duygusal öğrenim (SEL)”i müfredatın bir parçası haline getirip, öğrencilerin matematik ve dilde belirli bir yeterlik düzeyine erişmeleri gerektiği gibi, bu önemli yaşam becerilerinde de ustalaşmalarını zorunlu kılıyor. Dünyaya baktığımızda, Singapur, Malezya, Hong Kong, Japonya ve Kore’deki bazı okullarda, Avrupa’da İngiltere öncülük ederken, bir çok ülkede, ayrıca Yeni Zelenda’da ve Latin Amerika ile Afrika’daki birkaç ülkede de duygusal zekayı benimseyen okullar var.

Bazı ülkelerde ve devletlerde SEL, karakter eğitimi, şiddet engelleme, uyuşturucuya karşı önlem alma ve okul disiplini gibi programları bir araya getiren, örgütleyici bir şemsiye haline gelmiştir. Bu eğitim çocukların özbilincini ve özgüvenini yükseltmek, rahatsız edici duygu ve dürtülerini kontrol altına almak, empatilerini artırmak için yapılan yardım, yalnızca daha iyi davranışlar değil, ölçülebilir akademik başarı açısından da yarar sağlamaktadır. SEL, anaokuldan lise sona kadar uygulanan bir eğitimdir. 2002’de UNESCO, SEL’i tanıtmak için dünya çapında bir inisiyatif başlatıp, 140 ülkenin Eğitim Bakanlıklarına SEL’i uygulamaları için on temel ilkeden oluşan bir bildirge göndermiştir.Bahsetmiş olduğum eğitim sistemini müfredatına alan okullardan derlenen veriler, başarılı test sonuçları ve not ortalamalarında görüldüğü gibi, SEL programlarının akademik başarı açısından büyük bir yarar sağladığını göstermiştir.

Bizim eğitim sistemimize ve çocuklarımıza da çok büyük fayda sağlayacağına inanıyorum. Değerli eğitimcilerimiz bu konun uzmanı olarak bu konuda çok daha fazla fikir sunabilirler elbette ancak, bende kendi fikirlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Çocuklarımızı geleceğe hazırlamak için fayda sağlayacak bir sistemse neden bizim ülkemizde de kullanılmasın. Neden bizim çocuklarımızda gerekli yaşamsal yeteneklere ve becerilere sahip olmasınlar. Neden bizim çocuklarımızda ilkokul yıllarında duygularını tanıyıp adlandırabilmeyi, lise yıllarında empati kurmayı karşısındakinin ne hissettiğini anlamayı, neyin stres yarattığını ve bununla baş etmeyi, karşılarına çıkan anlaşmazlıkları dinleyerek, konuşarak, kazan-kazan çözümleriyle müzakere etmeyi öğrenmesinler.

Diliyorum bu köşe yazım gerekli yerlere ulaşır ve bu konu ile detaylı olarak ilgilenip, eğitim sistemimizde başka bir boyuta geçilir. Hem yaşamsal yeteneklerde ustalaşmış hem de teknik eğitimde başarılı nesiller yetişir. Ünlü düşünür Erasmus “bir ulusun gerçek umudu, gençliğinin iyi eğitilmesinde yatar” demiş. Bizde en iyi eğitim sistemini düzenleyerek geleceğimize yatırım yapalım. Geleceğimize umutla bakabilmek, vatanımızı doğru ellere teslim etmek için her açıdan donanımlı, eğitimli nesiller yetiştirmek için yenilikleri takip edelim, araştıralım ve uygulayalım. Saygılarımla

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA
şanlıurfa urfa