14:37 - KİRA UYUŞMAZLIKLARINDA YENİ DÖNEM: “Oğlum Gelecek” Demek Tahliye İçin Yeterli mi?
14:28 - Polis memurunun dövülerek öldürüldüğü TÜVTÜRK’ten bir skandal görüntü daha çıktı
14:15 - CHP’den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan transfer için ilk sinyali verdi
01:37 - 7 kişi daha tutuklandı! Aralarında Simge Barankoğlu ile Menderes Utku da var
19:46 - Adalet Bakanı Tunç’tan Atlas Çağlayan’ın ailesine taziye ziyareti
NE ACI ki, BENİM ÜLKEM TRAVMALAR ÜLKESİ
Hayata küsmüş insan sayısı her geçen gün artıyor, artmakta.
Toplumsal olaylarda travmaya maruz kalanlar, yaşadıkları somut gerçekliği iç dünyalarının süzgecinden geçirip öznel gerçekliğe dönüştürürler. Bu nedenle büyük kitlelerin yaşadığı ortak acıların anlamları, herkesin bireysel dünyasında farklılaşarak şekillenir.
Yakın zamanda yaşanan bir çok acı ve sancılı olayın kaotik ortamının, insanların bir şekilde yatıştırmaya çalıştığı ya da yok saydığı kişisel sorun alanlarının tetiklenmesine sebep olduğunu görmekteyim.
Sürekli olarak travmaya maruz kalmış bir toplumu unutkanlıkla suçlamak ”insafsızlık” değilse, nedir?
Peki ya çözüm;
Kendimizdeki kötüyle buluşmak, yüzleşmek..
Toplumca o kadar çok acıyı unuttuk, yok saydık ki, şimdi yerimizde duramıyoruz. Ve bizler bunun farkında bile değiliz.
Birini ya da birilerini kötü ilan ederek içinde bulunduğumuz durumdan kurtulamayız.
Ne acı ki, benim Ülkem travmalar Ülkesi..
Çözüm mü?
Topyekün bir kendimize gelmeliyiz ve sistemin de artık kendine gelmesi lazım
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.